Sevgili Oğlum,

Henüz 2,5 yaşındasın, yakın bir zamanda okula başladın ve tabii ki “okula gitmek istemiyorum” diye ayak diretmeye de…

Biz de her sabah babanla birlikte seni karşımıza alıp, okula gitmenin önemini ve faydalarını anlatmaya çalışıyoruz.

Hayatta başarılı olmak için iyi bir eğitim almanın şart olduğunu, arkadaşlar edinmenin güzelliğini açıklıyoruz koca adammışsın gibi.

Aslına bakarsan koca adam değil de her dediğimize inanan bir çocuk olduğun için şimdilik rahatız anlatmak konusunda.

Yoksa karşımıza geçip de sorardın maazallah; “Anne beni okula niye gönderiyorsunuz? Yarış atı gibi koşturup terleyeyim de sonra dopingli başka bir at gelip beni geçsin diye mi?”

Henüz böyle demiyorsun ama desen de hakkındır birtanem.

Ne cevap verebilirim ki sana?

Test çözmekten, sınava girmekten kitap okumaya, düşünmeye, üretmeye, oynamaya, aşık olmaya, sinemaya gitmeye, müziğe kapılmaya, gönül rahatlığı ile uyumaya bile vaktin kalmasın; ne çocukluğunun ne de gençliğinin keyfini süreme diye okula gönderiyoruz oğlum.

Gittiğin okul, eğitim ve sınav sistemimiz için yeterli olmasın; bütün paramızı dershanelere ve özel öğretmenlere yatıralım diye gönderiyoruz.

Parası olmayan çocukların anaları dershane parası için hapse düşsün, çoluk çocuk bunalıma girip kendini öldürsün diye gönderiyoruz.

Okul bitince işe girmek için tekrar sınavlara gir; ama girdiğin sınava hiç güvenme ve mutlaka bir torpil bulalım diye gönderiyoruz.

Binlerce sayfalık testlerle beyniniz iyice sulansın ve sınavdan önceki gece Yatağa GitmeSaatini bile anlayamayacak hale gelin de Yaz Saati Uygulamasını size göre başlatalım diye gönderiyoruz.

Sırf sizi düşündüğümüzden kolumuzdaki saatlerle, bilgisayardaki saatlerimizin uyuşmamasına; hayatı bir saat geriden yakalamanıza bile razıyız.

Çünkü bir ömür geriden gitmenize bile razı olan bizler isteriz ki bir saat fazla uyuyun; gönlümüz rahat etsin.

Ve yine sırf sizi düşündüğümüzden, okula gidin de şüphelerle, korkularla, yarışlarla, güvensizliklerle bir an önce tanışın istiyoruz.

Sıra arkadaşınıza da güvenmeyin, meslektaşınıza da…

Hep biri soru fazla yapmaya çalışın; bilgiyi paylaşmak bir yana sakının; gerektiği takdirde çalın…

Başarı için alim değil de zalim olun…

Emek göstermeyin, öğrenmeyin, düşünmeyin…

Ezberleyin…

Sadece size sunulan seçenekler arasında kalın, “hiçbiri” seçeneğinden korkun!

Kendinizi de başkalarını da uyutup kopya çekin…

Bir saat fazla uyuyun, ama bir ömür yitirin…

İşte bunun için okula gitmelisin, gün yüzlüm…

Nasıl anlatırım bütün bunları sana, nasıl korurum seni?

Bu sorunun doğru cevabını anne babalara gösteren bir şifre var mıdır?

Annen
5 Nisan 2011

 

 

Reklamlar