Başbakanımız doğru söylemiş, biz de kediye kedi deriz.

Hatta sadece kediye değil, her şeye kedi deriz biz…

Bayram olur, yüzlerce kişi yollarda ölür, bir açıklama istemek yerine susar, “”kedidir, kedi” diye kaderimize boyun eğeriz.

Telefonlarımız dinleniyor, maillerimiz okunuyor diye şikayet ederiz; kime gitsek cevap belli “kedidir, kedi”

Neymiş bu Ergenekon, niye bunca insan yargılanmadan, suçu dahi kanıtlanmadan yıllarca zindanlarda bekliyor, çocuklar babasız kalıyor, kimmiş bu çetenin başı diye merak ederiz; kim olacak? “Kedidir, kedi”

Bir Mavi Marmara vardı hani ortalığı ayağa kaldırdık, dünyaya “van münit” çektik, neden öldüler orada diye kime hesap soracağız? “Kedidir, kedi”

Can güvenliğimiz de mal güvenliğimiz de yok; Örümcek adam gibi evlerimize tırmanıyor hırsızlar, katiller; kim bunun sorumlusu? “Kedidir, kedi”

Her gün onlarca çocuk kayboluyor, aileler perişan, çoluk çocuğumuzu gözümüzün önünden ayırmaktan bile korkuyoruz; organ mafyası mıdır, sapıklar mıdır? Yok yahu, “kedidir, kedi”

Çocuklarımız birbirini boğazlıyor, bilgisayar oyunu kılığına bürünmüş ruh hastalığı her geçen gün büyüyor, ama bizim tek derdimiz Fatmagül’e kim daha iyi tecavüz etti. Elbette, “kedidir, kedi”

İlkokula kadar iner mi türban diye tartışırken, uyuşturucuyu ilkokullara kadar sokmuşlar, minicik bebeleri zehirliyorlar. Kim mi? “Kedidir, kedi”

Aile içi tecavüzler, yargısız infazlar, töre adı altında göz göre göre işlenen cinayetler, berdel bedeli olarak satılan kız çocukları gözümüzün önünde, çığlıklara kulağımız kapalı. Arada bir ses, bir imdat çağrısı duyuyoruz, sonra hemen unutuyoruz. Ne sesi mi? “Kedidir, kedi”

Üniversite mezunu, kalifiye işsiz ordusu doldu çevremiz; gençler destek istiyor, yardım istiyor ama ekonomimiz maşallah yükselişteymiş. O zaman gençlerimizdeki “hayal kırıklığı” dolu yüzlerin nedeni ne? “Kedidir, kedi”

Herkes hümanist, herkes barış yanlısı, hepimiz kardeşiz de; tepemize vurup soğan gibi bizi bin ayrı parçaya bölen kim madem? “Kedidir, kedi”

Amerika’dan, Avrupa’ya kadar tüm cihan AB üyeliğimizi destekliyor da biz niye 1963 yılında kesilmiş biletimizle, bavulumuzun üstüne oturduk, istasyona gelecek treni bekliyoruz? Tren bileti aldığımız gün doğan “umut” bebek varmış 47 yaşına, yakında emekli olacak da emekli maaşıyla kendine bir imtiYAZLIK alır mı almaz mı hala neden tartışıyorlar o zaman? “Kedidir, kedi”

Dedim ya, biz kediye kedi deriz, yetmez her şeye kedi deriz.

Sorun çok, sorumlu tek: “Kedidir, kedi!”

Ha bu arada zavallı bir Kedinin başını ezerek öldürürler, baktık ki sorumlu ölmüş; işte bir tek o zaman “delidir, deli” der geçeriz…

23 Kasım 2010

Reklamlar