Daha önce de yazmıştım, bu sene “iyi lobi” yaptı hakikaten.

Şaşırmayayım diyorum ama kendime engel olamıyorum.

Ya arkadaş, nasıl bir açıklamadır, ne tür bir savunmadır bu, aklım ermiyor.

AKP Milletvekili Metin Külünk, televizyona çıkmış şöyle diyor:

“17 Aralık darbe girişiminin hiç felsefi boyutu konuşulmadı. Allah insana günah işleme özgürlüğü vermiştir. İnsanların günah işleme özgürlüğüne müdahale ediyorsunuz. Bu bireye ‘Sen günah işleyemezsin’ baskısıdır. Aslında Allah’ın hududuna müdahale ediyorsunuz. İki kişi arasındaki telefon görüşmelerini dinleyerek bunu bir darbe girişiminin aracı haline getirmek İslam hukukunun hiçbir yerinde yoktur. Bu noktada Diyanet İşleri’ne ciddi anlamda görevler düşüyor. Yani insanların günahları üzerinden siyaseti çıkmaza düşürmek ya da insanların günah işleme özgürlüğünü elinden alacak şekilde bireylerin hayatlarına müdahale etmek anlayışı, muhaberat devletinden öte bir anlayıştır”

Vallahi de billahi de helal olsun!

Hiç bu açıdan bakmamıştım, “bakış aşısı” olmuş gibi hissediyorum şu anda kendimi.

İnsandır, hata da yapar günah da işler elbette de bu şekilde savunmak nasıl bir mantıktır çözemedim.

Buna göre bireyin günah işleme özgürlüğünü elinden almak da olsa olsa “sevap lobisinin” işidir herhalde.

E iyi de, o zaman insana sormazlar mı?

Kızlı erkekli oturmayın, içki içmeyin, kürtaj olmayın açıklamaları, telkinleri ve hatta dayatmaları ne olacak?

Bizim bireysel günah işleme hakkımızı neden gasp ediyorsunuz?

Ya da en ufak bir eleştiride “anarşist, terörist, ayyaş, çapulcu, komünist, alçak” niye oluyoruz biz?

Belki de sizin “günahınıza girerek” şahsi günah kotamızı doldurmak istiyoruz.

Sırat Köprüsü mühendisi misiniz de Ahiret ile aramıza giriyorsunuz?

Kaldı ki dediğiniz gibi bu “kişinin günah işleme özgürlüğü” ise, ortada gerçekten de bir günah var size göre!

Peki, eğer sandıkta güçlü çıkılırsa nasıl “sıfırlanıyor” o günah ve fabrika ayarlarına geri dönülüyor bir günde?

Sizi zordan kurtaracak bir süper kahraman mı “seçmen?

Seç ve Ceza(landırma) romanı mı bu?

Öyleyse sonunu bir zahmet anlatıverseniz de rahatlasak hepimiz, zira milletçe çok meraktayız ve fena halde “ah”lıyız bu “gün”lerde…

Reklamlar