Etiketler

Eski zamanlarda yaptığı gibi, Benetton reklamı ile yine ortalığı ayağa kaldırdı.

Dünya liderlerini birbirleriyle bir güzel öpüştürmüşler afişlerde.

ABD ile Çin, İsrail ile Filistin, Almanya ile Fransa liderleri birbirlerinin dudağına birer “buse” konduruvermiş.

Kampanyanın adı da “Nefret Etme”

Sosyal medyada yorumları takip ediyorum da, birkaçı “bak gördün mü, Türk liderlerine kimseyi öptürmemişler” diye yazmış. “Bunun iki anlamı var: ya biz kimse ile kavgalı değiliz, ya da o kadar etkili bir ülke değiliz” diyorlar.

Önemsiz olduğumuzu kimse iddia edemez, koskoca Netenyahu’ya “yeter yahu” diye ayar verdik, “daha da gelmeyiz” diye tehdit ettik; korkularından gemidekilerin tepesine silahlı adamları yığdılar.

Demek ki geriye ikinci seçenek kalıyor.

Bizim kimseyle kavgamız yok.

Herkesi severiz, kucaklarımızı “açarız”.

Hatta bize pusu kuranları, bomba atanları dahi davul zurnayla karşılarız.

“Analar ağlamasın” diye yola çıktığımız canların bedelini “zengin ise anam sağolsun, fakir ise bağrına bassın taşı sussun”a getirirler susarız.

Askerlik yan gelip yatma yeri değildir; lakin artık kimi “temelli” yatacak, kimi “bedelli” ense yapacaktır ses etmeyiz.

Bizim ihtiyacımız yok yani Benetton reklamında yer almaya…

Koy Türk halkının resmini oraya, nasıl olsa gelen öpüyor giden öpüyor.

Bırak nefret etmeyi, artık kızmıyoruz bile.

Onlar bir buse için ortalığı ayağa kaldırmışlar, bizim “17 yaşındaki Buse’miz, İstanbul’un göbeğinde okula giderken şehit oldu” biz kıpırdamadık.

Daha ne olsun?

18 Kasım 2011

*************************

Yazının Zorunlu Devamı…

Her zamanki gibi paylaşmadan önce yazımı Sevgili Beyime okudum ve bana “ne yani sen bedelli askerliğe karşı mısın?” diye sordu.

Ben de “tabii ki hayır, eşitsizliğe karşıyım” dedim. “Paran varsa askerlik yapma, paran yoksa da ateşe atıl. Yok mudur bunun bir çözümü? Örneğin tersine askerlik meslek olsun, eğitimini almış, bu işi profesyonel olarak yapan kişilerden oluşsun bütün ordumuz, onlar da bunun karşılığında maaş alsın” cevabını verdim.

“Yetmez ama evet” diye ekledi.

“Kadınlar da askerlik yapmalı, ülkedeki herkes en az 3 hafta askeri eğitim görmeli, silah nasıl değişir, yaralıya müdahale nasıl yapılır, afet ya da savaş anında nasıl hayatta kalınır gibi konularda bilgi sahibi olmalı” dedi bana.

Lakin bu “iyi niyetli, fayda beklentili” yaklaşımla ilgili yorumlarımı duyduktan sonra sanıyorum kafasında bir takım soru işaretleri oluştu.

Yani “Kadınlar Askere Giderse” başlıklı yazım çok yakında bu sayfada, beklerim…

Reklamlar