Hanımefendiler, Beyefendiler…

Az önce ve neredeyse her gün izlediğimiz, okuduğumuz gibi küfürlerle, tekmelerle birbirine saldıranlar…

Bilin ki siz bizi temsil etmiyorsunuz…

Oy verdiğimiz partiden de olsanız, başka partiden de bizi; öncelik ve ihtiyaçlarımızı temsil etmiyorsunuz…

Bizlerin acı ve gözyaşıyla kaldırdığımız cenazelerimize, sarmaya çalıştığımız yaralarımıza bile zerre kadar saygınız yok…

Korkularımız, gelecek endişemiz, yitip giden umutlarımız umurunuzda değil…

O kadar umurunuzda değiliz ve kendi gözünüzde öyle bir noktadasınız ki, ülke koca bir matem eviyken dahi tek derdiniz birbirinizi ezmek, birbirinizin üzerine basarak sözde ilerlemek…

“Bu ülke hepimizin, fikirlerimize katılmasak da vatanı korumak boynumuzun borcu” diye el sıkışmak ve yanımızda olmaktan, bizi teselli etmek, bize güven vermekten acizsiniz.

İyisi mi bırakın siz o koltukları…

Mesela taraftarlara bırakın…

Yolda karşılaşsa yönlerini değiştirecek, tuttuğu takım için neredeyse canını verecek, fakat ortak acılarda “ezeli rakip olabiliriz ama kansız değiliz” diye bir diğerine kol kanat geren, karnını doyurup yaralarını saran o “adam”lara bırakın…

Gençlere bırakın…

Hani Gezi’de haklarında demediğinizi bırakmadığınız ama bambaşka hayatlardan gelen, inançları, kimlikleri, hayata bakışları tamamen farklı olan ve o aykırı, uyumsuz renkleriyle ele ele koşan gençlere…

Kadınlara bırakın…

Sinmeden, korkmadan, gözünü kırpmadan ve yalnızca kendi çocuğumu değil, bütün çocukları korumam gerek diye meydanlara koşan; boyun eğmeyen, mücadele eden kadınlara…

Çocuklara bırakın…

En acımasız eleştirileri rahatlıkla yapan ama önyargıdan, nefretten, çıkarlardan uzak, merhametli çocuklara…

Bizi bize bırakın…

Sizin kavgalarınızdan, menfaatlerinizden, hesaplarınızdan usanan; bir millet, bir vatan için yine topyekün mücadele etmek isteyen; komşusunda acı varken evinde gülmeyen; kavgalı da olsa yeri geldiğinde omuz omuza veren; acıda da sevinçte de gururda da başarısızlıkta da yan yana olan bize bırakın…

Gölge etmeyin artık hayallerimize, hayatlarımıza…

Huzur veremiyorsunuz belli, bari en azından bizi bize bırakın…

Reklamlar