Sevgili Babacığım,

Sen bu satırları okurken ben hala annemin karnında olacağım. Yani seninle henüz resmen tanışmadık…

Ama annemin karnının üzerine koyduğun sıcacık ellerini hissedebiliyorum artık. Sana mutlulukla cevap verdiğimi tekmelerimden anlıyor, gülüyorsun… Baksana, şimdiden birlikte gülmeye başladık bile…

Annem sürekli seni bana anlatsa da benim sana ilişkin merakım ve heyecanım her geçen gün daha fazla artıyor…

Bir an önce seninle tanışmak istiyorum artık…

Babacığım, sana yazdığım ilk mektup bu… Çünkü seninle ilk Babalar Günüm…

Ve ben ne yazık ki sana istediğim gibi bir hediye bulamadım…

Oysa sana teşekkür etmeyi ne çok istiyordum…

Bana bir “can” verdiğin için…

Beni böylesine mutlulukla, sabırsızlıkla beklediğin için…

Kimi zaman çok ama çok korksan, geleceğimizle ilgili endişeler duysan da bunu ne bana ne de anneme yansıtmadığın için…

Her gün “oğlum nasılsın?” diyerek annemin karnını okşadığın, beni öptüğün için…

Daha doğmadan kendimi özel hissettirdiğin, benden bahsederken “benim oğlum başka” diye gururlandığın için…

Benimle ilgili hayaller kurduğun ve bunları büyük bir heyecanla anneme anlatırken onu da kocaman gülümsettiğin için…

Biliyorum bu hayallerini her zaman gerçekleştiremeyecek, hatta bazen seni hayal kırıklığına uğratacağım…

Belki düşündüğünden geç yürüyecek ya da konuşacağım; belki çok başarılı bir öğrenci olamayacağım…

Hayata dair öğütlerini ve deneyimlerini benimle paylaşırken seni sabırsızlık ve bezginlikle dinleyeceğim belki…

Seni anlamadığımdan yakınırken, cevap olarak “zaman değişti, ama sen eski kafalı kalmaya devam ediyorsun” diyeceğim belki sana…

İşlerimin yoğunluğundan sana yeteri kadar vakit ayıramayacak, tatilleri bayramları arkadaşlarımla geçirmeyi tercih edeceğim… Böyle anlarda bir telefonun yeterli olacağını düşüneceğim…

Annem ilgisizliğime söylenirken bile, sen ağzını açıp tek kızgın sözcük etmeyeceksin…

Çünkü hep söylediğin gibi “Üstüne varma, o sadece bizim çocuğumuz değil, bir birey. Kendi doğruları var” diyeceksin…

Ve ben hayatta hep tek başına, dimdik ayakta durmuş; yalnızlığı ile zenginleşmiş babamın bana sunduğu “yalnızlık” fırsatının aslında “kendim olma adımları” olduğunu hiç anlayamayacağım belki…

Belki zamanından çok geç fark edeceğim hayatla birlikte ellerime, kişiliğime sinen “babam” kokusunu…

Belki hayattaki en yakın arkadaşım; belki de değerini ancak yitirdikten sonra anlayacağım hazinem olacaksın…

Ama “babam olmanın” ne büyük bir şans olduğunu sana hiçbir zaman yeterince anlatamayacağım…

Yine de sen en sessiz teşekkürlerimi bile hep duyacak, hep bileceksin…

Çünkü sen benim babamsın, bana can verensin…

Anlayamayacak, göremeyecek kadar kör olduğum anlarda bile yüreğime, ruhuma, bana en yakın olansın…

Kendimi her yalnız hissettiğimde elimi uzatacağım koca yürekli adamsın…

Babalar Günün kutlu olsun babacığım…

Bil ki minicik atan kalbim şimdiden seni çok seviyor…

Oğlun Yiğit Fuat Avcı
11 Haziran 2008

 

 

Reklamlar