Ben de bunu bekliyordum…

Yaşadığımız bu soruna birisi de “aklı başında” başında bir çözüm getirsin diye…

Nihayet o çözüm bize Rize’den geldi…

Gerçekten “bir avuç” fındık her derde devaymış… Özellikle de aganigi nagani işlerine.

Nitekim Rize Belediye Başkanımız “savaşmayalım sevişelim”, pardon “sevişmeyelim evlenelim” diye soruna radikal bir çözüm getirdi.

Meğer bu durum siyasal, ekonomik, hukuki, askeri nedenlerden değil de “evlenememekten” kaynaklanıyormuş.

Biz Güneydoğu’dan kız alalım, aile olalım, sorun biter…

Hatta hali hazırda ailemiz varsa başka kadınlarla gönül eğlendirmek yerine ikinci karılarımızı Güneydoğu’dan alalım…

Budur!!

Eğlenilecek kızları boşverin, evlenilecek ikinci karılara bakın…

Kim kime dum duma olacağına, her eve bir kuma!!!

Özetle hem yuvanız, hem ülkemiz kurtulsun…

Kendisini tebrik etmekten başka uygun tabir bulamıyorum…

Hangi birini öveyim ki?

“Metres” yerine kuma diyerek aile kavramını yozlaştıran, “metre”si az zihniyetine mi?

Vicdansız kurşunlarla, bombalarla parçalanan ailelerle dalga geçer gibi söylediği insafsız sözlere mi?

Toprak için, kan davası için, para için, hatta yeri geldiğinde bir öküz için satılan kadınlara reva gördüğü “mal” muamelesine mi?

Ne diyeyim ki?

Hem vatandaş olarak, hem kadın olarak, hem anne olarak fena halde “kal” geldi bana…

Evet, ben “aklı başında” bir çözüm önerisi bekliyordum umutla…

Ama “aklın” hangi “başlara” kayıp gitmiş olduğunu unutmuşum…

İyi oldu birilerinin hatırlattığı…

30 Haziran 2010

 

 

Reklamlar