Sevgili oğlum,

Bugün sevgililer günü…

Aslına bakarsan 14 Şubat, erkek kısmısı için “Ey Aziz Valentine, bir bilsen sen bize neler ettin?” günü olarak da kabul edilebilir.

Yüzyıllar önce sevgilileri İmparator’un yasağına rağmen gizli gizli evlendiren Papaz Valentine herhalde bugünleri hayal edemezdi.

Her 14 Şubat’ta herkeste bir romantizm çılgınlığı, hediye furyası, yer kırmızı gül gök kırmızı kalp…

Gazetelere bakıyorum da, sevgililer günü için elektrik süpürgesi reklamı bile var ki eminim bunu yazan reklamcı arkadaş erkektir. Zira bir kadına sevgililer günü hediyesi olarak süpürge götürmenin sonuçlarının neler olacağını bütün kadınlar bilir oğlum…

Bu arada Sevgililer günü münasebetiyle gazetelerde Şehr-i İstanbul’a methiye düzen Bay Başkan yeteneği ile Orhan Veli’ye bile şapka çıkartır.

Zaten Orhan Veli de bugün “İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı” diye yazsaydı, eminim ki ikinci dizesi “cüzdanım nerede?” olurdu…

Neyse diyeceğim o ki ileride seni zor günler bekliyor oğlum…

Bir gün büyüyecek, aşık olacak ve işte o günden sonra sevgililer günü, yılbaşı, kadınlar günü, anneler günü, yıldönümü, doğum günü, ilk çıkma, ilk öpme, ilk küsme, ilk göz süzme ve benzeri muhtelif özel ve genel günlerde biz kadınların romanTİK’lerinin nasıl attığına ve senin de hepsini aynı duyarlılıkla hatırlamanı bekleyeceğine şaşacaksın…

Ama bu sevgililer günü haberler, gazeteler hiç olmadığı kadar tatsız oğlum…

Bakıyorum bir tarafta ıssız adam fırtınası, diğer tarafta işsiz adam kasırgası…

Issız adamlar bağlanma korkusuyla sevdiklerinden kaçarken, işsiz adamlar sevdiklerini bağlayıp kurşuna diziyor…

Bir işsiz adam ki 5 aylık bebeğini ağladığı için döve döve öldürüyor…

Tam da senin kadar bebecik… Bir sana bakıyorum, bir habere…

Ve bu sevgililer gününde içimde derin bir keder taşıyorum…

Çok ama çok kızıyorum…

Gazze’li bebekler için gözyaşları içinde ekranlara çıkıp da kendi bebelerini “teğet” geçenlere…

Dünyaya “van minut” diye “posta” koyup da, kendi ülkemizde “durmak yok, yola devam” diye kartpostallar bastıranlara…

Aman canım şu kadarcık pırlantadan ne olur ki diyerek çoluk çocuk elbirliği yapıp da; el kadarcık bebeler ölürken, öldürülürken, her gün bir yenisi sokağa bırakılırken görmezden gelenlere…

Anlayacağın bu sevgililer gününde hiç tadım yok oğlum…

Her yerde reklamlar, şiirler, güller, çikolatalar, aşk sözcükleri…

Benim ise gözlerimde hüzün, dilimde aynı dizeler…

Anlamazdınız anlamazdınız o işsiz adamları…
Günahınız boynunuzda, ağlayan bir çift göz bıraktınız arkanızda…

Annen

 

 

Reklamlar