Etiketler

Hani derler ya, “kadınlar entelektüel erkekleri sever”miş.

Vallahi, külliyen yalan.

Eğer evliliğinizin sağlıklı ve uzun ömürlü olmasını istiyorsanız, maç izleyen ve gazetelerin sadece spor sayfalarını okuyup, spor kanallarını takip eden bir adamla evlenin.

Nitekim ben tersini yaptım da aldım boyumun ölçüsünü.

Sevgili Beyimin sporla hiç ilgisi yoktur, gündemi ve siyaseti son derece yakından takip eder, daha fenası siyasetle bilfiil uğraşmış bir aileden geliyor.

Bunun nesi kötü derseniz, tıpkı oğlumun dış politika uzmanı olması gibi o da hanemizin iç politika uzmanı oldu.

“Hayatım evlilik yıl dönümümüzü unuttun” diyorum, cevabı hazır “Hanım, ufak bir kaza, hem böyle şeyler Pakistan ve Hindistan’da da oluyor”

Üstelik de ekliyor; “Evlilik yıldönümü kutlaması nedir ki, güzel öldüm neticede” diye.

“Bu saate kadar neredeydin?” diye sordum geçenlerde.

“Karıcığım” dedi, “Akşam eve gelirken bir grup kız yolumu kesti, beni bara götürdü. Ama çok kibar çocuklardı. Giderken öpüştük, koklaştık. Abi evlendin diye bizi unutma, arada bir çiçek sulayalım” dediler, içim parçalandı.

Haliyle evimizin en “yüce divanını” kafasına geçirmek istedim ben de.

Ama yapamadım çünkü her fırsatta “Sarayda yaşıyorsun da beni davet etmiyorsun” diye hatırlatıyor bana.

Bizim oğlan hıçkıra hıçkıra ağlasa bakmaz, komşunun çocuğu burnunu çekince koşturuyor mendil götürmek için.

Romantizm falan hak getire…

“Seni çok seviyorum” diyorum, “Öyle mi hadi bir takla at da inanayım” diyor bana.

Sabahları ayna karşısında sürekli söyleniyor “Ah ahhh, Rabbim bekarlık dedi de dinlemedim, oysa evlilik nükleerden daha tehlikeli” diye.

Arada bir fena kaptırıyor kendini.

“Hanım hanım, ben odunu koysam ev kadını olurdu çoktan, evlilik yan gelip yatma yeri değildir” şeklinde.

Say say bitmiyor inanın.

“Canım, niye pizza söyledin?”

“Yemek vardı da biz mi yemedik?”

“Hayatım, bana da bir araba alsak?”

“Yollar, yürümekle aşınmaz”

“Bu kadar insanı çağırmışsın akşama, ne yapacağım ben?”

“Benim karım işini bilir”

Yine de itinayla susuyorum…

Çünkü bir şey söylemeye kalksam, başıma geleceği biliyorum.

“Ananı da al git” diyecek bana…

Türkan Şanverdi Avcı

8 Eylül 2012

 

 

 

Reklamlar