Çok sevdiğim bir arkadaşım, epey önce Atatürk’ü Anlat diye bir grup kurdu. “Bilinen, bilinmeyen, hatırlatılmak istenen yönleriyle, ışık tutan sözleriyle bilenler bilmeyenlere anlatsın” dedi.

Bu zamana kadar doğru dürüst bir katkı sağlayamadım o gruba.

Çünkü yazmayı ne çok sevsem de bazen, bazı konular hakkında kelimelerimi yeterince anlamlı, yeterince güçlü bulamıyorum.

Ama bugün, 10 Kasım’da bendeki O’nu anlatmak istiyorum.

Oğlum az önce okuldan geldiğinde “Anne bugün yine bütün okul, 9’u 5 geçe 1 dakikalık saygı duruşu yaptık” dedi.

Ne var bunda diye düşünebilirsiniz. Ama oğlum yabancı bir okula gidiyor.

Türklerin yanında İsveç’ten, Amerika’dan, İngiltere’den, Hindistan’dan, Japonya’dan, Fransa’dan, Arabistan’dan, Rusya’dan, Kanada’dan, Almanya’dan ve daha pek çok ülkeden gelen öğrenci ve öğretmenlerle birlikte…

İşte bence Atatürk tam olarak budur!

Çünkü ne o çocukların Atatürk’e bizim çocuklarımız gibi minnet borcu var ne de o okulun böyle bir anmayı yapma zorunluluğu.

Belki de birçoğuna karşı savaşmış bunca milletten insanın, çocuğun bir Devlet Büyüğüne gösterdikleri saygıdır Atatürk.

Bugün hala birbirinin malına, canına, toprağına göz dikmiş liderlerin aksine “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”tur…

Topyekün bir inanç ve bağlılıktır, birlikteliktir Atatürk.

Bir Adamın ayağa kaldırdığı ulusun, 78 yıldır, saat tam 9’u 5 geçe evde, okulda, sokakta, iş yerinde, trafikte nerede olursa olsun O’nun anısına ayağa kalkmasıdır.

İnsan, birlikte vakit geçirdiği, anılar paylaştığı sevdiklerini özler.

Ama yüzünü yalnızca fotoğraflardan gördüğü, aynı dönemde bile yaşamadığı birine duyulan bu özlem onun neden Atatürk olduğunun göstergesidir.

Bizim evimizde aile fotoğrafımızın tam karşısında asılıdır Atatürk resmi.

Çünkü O, özgür ve bağımsız bir ülkede kendi tercihimizle kurabilme imkanına sahip olduğumuz ailemizin bir ferdidir.

Hele de bir kadın olarak bugün ailemi seçebiliyorsam, çalışabiliyorsam, sokakta başım dik yürüyebiliyorsam, araba da oy da kullanabiliyorsam nedenidir Atatürk.

Kendisine her türlü hakaretin dahi yapılabileceği kadar özgür bir ortamı inşa eden ve sadece Türk milletinin, Türk gencinin aklına, vicdanına kendini bırakandır Atatürk.

Tehditle, baskıyla, yasayla, yasakla değil yürekle, akılla, canla, ilimle, irfanla sevilendir Atatürk.

Bu milletin şah damarıdır Atatürk…

Ne geçmişte ne de gelecekte kimsenin gücü yetmedi, yetmez kesmeye…

Türkan Şanverdi Avcı

10 Kasım 2016 (sevgi, saygı ve minnetle)

Reklamlar